top of page

Önemli Uyarı: Yorum alanında kişisel verilerinizi (ad, soyad, telefon, e-posta, adres, T.C. kimlik numarası vb.) paylaşmamanızı rica ederiz. Bu tür verileri içeren yorumlar, gizliliğinizin korunması amacıyla siteden kaldırılacaktır.

Kişisel verilerinizi içeren soru, öneri veya talepleriniz için lütfen iletişim sayfamızda yer alan formu doldurunuz. Bu şekilde taleplerinize daha güvenli ve hızlı bir şekilde yanıt verebiliriz.

Yorum göndererek, [KVKK Aydınlatma Metni]'ni okuduğunuzu ve burada belirtilen koşulları kabul ettiğinizi beyan etmiş olursunuz.

Araç Mahrumiyet Bedeli ve Sigorta Şirketinin Sorumluluğu: Onarım Süreci Uzadığında Haklarınız Nelerdir?

  • 5 gün önce
  • 2 dakikada okunur

Geçirdiğiniz bir trafik kazası sonrasında aracınızın serviste kalması, günlük hayatınızı ve iş akışınızı ciddi şekilde sekteye uğratabilir. Bu süreçte aracınızı kullanamamaktan doğan maddi zararlar, hukuk sistemimizde "Araç Mahrumiyet Bedeli" (veya İkame Araç Bedeli) olarak adlandırılmaktadır.


Ancak pek çok araç sahibinin karşılaştığı temel bir sorun vardır: Karşı tarafın Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası, kural olarak dolaylı zararları (araç mahrumiyet bedeli gibi) kapsamaz. Poliçe genel şartları gereği bu bedelin muhatabı genellikle kazaya sebebiyet veren kusurlu sürücü ve araç sahibidir. Peki, sigorta şirketinin bu süreçte hiçbir sorumluluğu yok mudur?


İşte bu noktada, çok kritik bir hukuki istisna devreye girmektedir: Sigorta şirketinin süreci haksız yere uzatması.


İstisnai Durum: Sigorta Şirketi Ne Zaman Sorumlu Tutulur?


Genel kuralın aksine; sigorta şirketi, olağan hasar tespit ve tamir sürecini kendi kusuruyla uzatırsa, ortaya çıkan araç mahrumiyet zararından doğrudan sorumlu hale gelebilir.

Eğer sigorta şirketi; eksper atamasını makul sürede yapmazsa, eksper raporunun tanzim edilmesini ve onaylanmasını geciktirirse, yedek parça tedarikini veya tamir onayını haksız yere bekleterek olağan tamir süresinin aşılmasına neden olursa, bu gecikmeden kaynaklanan ek mağduriyet, poliçe kapsamı dışında değerlendirilebilir. Bu durumda sigorta şirketi, sözleşmeden doğan sorumluluğuyla değil; "haksız fiil hükümleri" (Türk Borçlar Kanunu Md. 49) kapsamında sorumlu tutulur.


Haksız Fiil Kapsamında Tazminat Hakkı


Sigorta şirketinin işlemleri ağırdan alması, araç sahibinin mülkiyetinden faydalanma hakkını ihlal eden bağımsız bir "haksız fiil" niteliği taşır. Örneğin; aracınızın normal şartlarda 5 gün sürecek olan onarımı, sigorta şirketinin onay süreçlerindeki ağır ihmali nedeniyle 25 güne uzamışsa, aradaki 20 günlük fazladan araçsız kalma süresinin bedeli (örneğin bu sürede kiraladığınız ikame aracın fatura bedeli veya emsal günlük kiralama bedeli) doğrudan sigorta şirketinden talep edilebilir.


Hak Kaybı Yaşamaması Adına Ne Yapmalısınız?


Bu tür bir uyuşmazlıkta haklılığınızı ispatlayabilmek için sürecin başından itibaren doğru adımları atmak hayati önem taşır:

  1. Tarihleri Kayıt Altına Alın: Aracın servise teslim edildiği, eksperin aracı incelediği, raporun yazıldığı ve tamir onayının verildiği tarihleri net bir şekilde (servis formları, mailler, mesajlar vb.) belgeleyin.

  2. Belgeleri Saklayın: Aracınız servisteyken araç kiraladıysanız, bu kiralama sözleşmesini ve ödeme faturalarını mutlaka muhafaza edin. (Araç kiralamamış olsanız dahi, emsal kira bedeli üzerinden tazminat talep etme hakkınız bulunmaktadır.)

  3. Hukuki Destek Alın: Sigorta şirketleri genellikle bu tür talepleri ilk aşamada standart matbu cevaplarla reddetme eğilimindedir. Sigorta Tahkim Komisyonu veya Asliye Ticaret Mahkemeleri nezdinde yürütülecek hukuki süreçler teknik bilgi gerektirir.


Sonuç olarak; aracınız onarımdayken "sigorta bu bedeli karşılamaz" diyerek mağduriyetinizi kabullenmek zorunda değilsiniz. Sürecin olağanın dışında uzaması durumunda, sigorta şirketinin hukuki sorumluluğuna başvurarak zararlarınızı tazmin etme olanağı bulunmaktadır. Hak kaybına uğramamak bakımından mutlaka bir avukattan hukuki destek alınız.

Yorumlar


bottom of page